İkizdere Derneği Basın Açıklaması

Faili Meçhul Cinayet

Haykırdık dinlemediler, teker teker yok ettiler. Ediyorlar da. “HES’lere HAYIR” çığılığı sadece bir köyden bir ilçeden bir ilden yükselmiyor. Bu anlamlı ve mutlaka dinlenmesi gereken haykırış ülkenin her yerinden çığ gibi büyüyerek tüm ülkenin dikkatine ve vicdanlarına sesleniyor.

10 yıl öncesinde Fırtına Vadisi’nin kendini koruma mücadelesini bugün ülkenin yüzlerce köşesinde köylüler, bölge insanları ve STK’lar tüm güçleriyle gerçekleştirmeye çalışıyor. Sayıları 2000’leri geçen çevreden, ekolojiden, uluslar arası hukuktan, iç hukuktan bihaber projeler hayata geçirilmek üzere hançerlerini Türkiye’nin kalbine sokuyor.

“Türkiye’nin enerji açığını kapatması gerek.” “Sular boşa akmayacak.” Bu alışılageldik cümleler gerçeği saklayamadığı gibi, kanayan yaraya da derman olamıyor. Bugün gelinen noktada; yapımına başlanmış ve işletmeye açılmış tüm santraller çevreye ilk günden beri zarar vermeye başlamış olup ÇED raporlarında yer alan tariflerin ve bırakılması gereken su miktarlarının göstermelik olduğu yanlı yansız herkes tarafından apaçık görülmektedir.

ÇED raporlarında bahsi geçen ve yapılması şart koşulan balık geçişleri, hayvan geçişleri, sulama suyu bırakılması, can suyu bırakılması gibi pek çok husus sadece kâğıt üstünde kalıp uygulamaya geçmiyor. Lisans almak için, projelere “olur” almak için sözde yapılan tüm bu şartlar, günübirlik duruma göre hayata geçiriliyor.

İkizdere’de, Cevizlik HES’in işletmeye açılmasıyla birlikte, ÇED raporunda bahsi geçen ve bırakılması gereken 2800lt/sn’lik debi dereye sadece bölge, bakanlar milletvekilleri ve basın tarafından ziyaret edildiğinde bırakılıyor. Ancak bilinmelidir ki, balıklar hayvanlar ağaçlar ve tüm ekoloji sadece bakanlar ve milletvekilleri geldiğinde yaşamıyor. Sadece göstermelik olarak yapılan balık geçişlerinde bugün tek damla su yok ise, bunun sorumlusu kimdir?

Sular kaybolmuyor, sadece tünelin bir ucundan girip öteki ucundan çıkıyor, yine dereye bırakılıyor diye bundan 2 yıl önce bölgemizi ziyaret eden Çevre Bakanımız Sn. Eroğlu’na sormak istiyoruz. Bugün sadece dereler değil yüzey ve yer altı suları da tünellerle taşınıyor ise, bunun sorumlusu kimdir? Bırakılacak 2800 lt/sn’lik debi bugün dereye bırakılmıyor ise, bunun yaptırımını uygulayacak kurum hangisidir? Bu ölçümleri yapacak ve denetleyecek kurum hangisidir?

Bir vadide 24 HES projesi üretmek ne devletin ne bölgenin kazancınadır. Bu projelerden kazanacak olanlar sadece ve sadece enerji şirketleridir. Doğayı hiçe sayarak “Çevre de Neymiş” diye yola çıkılan bu projeler günümüzde artık mahkeme kararlarıyla da bir bir iptal edilmekte, adaletin vicdanından bu bilimdışı projeler kaçamamaktadır. İkizdere’de Cevizlik HES projesinden sonraki en büyük kurulu güce sahip olan Demirkapı HES projesi bugün “Türk Milleti Adına” diye başlayan mahkeme kararıyla iptal ediliyorsa ve tüm ülkede sayısız projeler de bu şekilde sonuçlanıyorsa burada devlet yetkililerinin masa başında proje üretip sahaya sürenlerin tekrardan oturup düşünmesi gerekmez mi?

Enerjiye karşı olmadığımızı, körü körüne her şeye hayır demediğimizi yinelemek istiyoruz. Ancak bir bölgede planlı programlı bilime çevreye ve uluslar arası standartlara uygun yapılmayan tüm projelerin uzun vadede ekolojiye ve insan sağlığına ve yaşama geri dönüşü mümkün olmayan zararlar bırakacağını biliyoruz.

İkizdere’nin ve diğer tüm vadilerin “DERE SOYKIRIMI’ndan kurtulması için tüm STK’ları göreve çağırıyor ve hükümete artık bu yanlıştan dönmekte direnmeyin diye sesleniyoruz.

Saygılarımızla

İkizdere Derneği Yönetim Kurulu

 

 

 


 


İkizdere Derneği Resmi Web Sitesi / ikizderedernegi.org
  Duyurular

Dereköy Demirkapı Hes iptak kararını okumak için tıklayın (.pdf)

İkizdere Derneği'nde yeni dönem

İkizdere Derneği Basın Açıklaması Ağustos 2010

Selin I - II HES Bilirkişi İncelemesi yapıldı

İkizdere Derneği'nden Turizm Kursu

Online Üyelik Formumuz Güncellenmiştir. Derneğimize internet üzerinden üye olmak için tıklayın.