Sit Nedir ? Nasıl Uygulanır? İkizdere Niçin SİT olmalıdır?

 

Sit Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve İkizdere Gerçeği

İkizdere, coğrafi konumu ve doğal güzellikleri ile gelecek on yılların gözde mekânı olacaktır. Bu gerçeği gören İkizdereliler ve İkizdere Derneği, öncelikli olarak bölgeyi hançerleyecek projelerden uzak tutmak adına hukuksal süreçler başlatmış ve açtığı her davada da olumlu neticeler almıştır.
                Doğu Karadeniz de birçok vadide olduğu gibi, İkizdere’de de çok sayıda HES projesi yapılması planlanmaktadır. Enerjiye karşı olmadığını defalarca dile getiren İkizdere Derneği, bölgede havza planlaması yapılmadan asla enerji yatırımı yapılmaması gerektiğini çok kereler ifade etmiştir. Nitekim en son alınan mahkeme kararı ile Dereköy - Demirkapı HES projesi gerekçeli iptal kararında da havza planlamasının gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Anayasamızca sabit olan çevre koruma bilinci sadece devletin değil aynı zamanda vatandaşların da görevidir.
Bu esastan yola çıkarak derneğimiz, bilimden uzak projelerle geliştirilen HES’lere ve önümüzde ki süreçlerde ortaya çıkması an meselesi olan taş ocakları maden ocakları gibi ağır sanayilere karşı bölgeyi korumak ve bölgeye bir marka değer katmak amacı ile MART 2008 tarihinde Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na başvurmuştur.  2 yıldır bölgemiz üzerinde çalışmalarını sürdüren kurula, derneğimizce de gerekli raporlar da sunulmuştur.
Gelinen bu noktada, bölgenin SİT alanı olup olmayacağı konusunda kesin bir karar verilmiş olmamakla birlikte hazırlıklar sürmektedir.
 İkizdere Derneği niçin bölgenin SİT alanı olmasını istemektedir?

  1. Bölgemiz dünyanın sayılı korunması gereken 200 vadisinden biridir. Bunu UNESCO görmüş ancak devlet politikası görememiştir. Bölgemiz ülkemizin bitki çeşitliliğinin %28ine sahip olacak zenginlikte, eşsiz doğal güzellikler içindedir. Bölgemizde bilinçsizce ve plansızca yapılmak istenen ağır sanayi yatırımlarının tümüyle önüne geçmek ve bölgemizi doğasından koparmamak adına SİT olması en etkili ve kalıcı çözümdür. Henüz daha 2-3 adet HES çalışmasının bölgeyi verdiği zararları görüyoruz. HES’ler 20tane olduğunda ne olacağını görmek çok zor olmasa gerek. Başlarımızın üstünden geçecek olan, gökyüzünü bir ağ gibi çevreleyecek olan yüksek gerilim hatlarından korunmamız için SİT en etkili çözümdür.
  2. Bugün yakın çevremizde Uzungöl, Çamlıhemşin ve kısa bir zaman önce Fındıklı SİT alanı olarak tescil edilmiştir. Soruyoruz? Bugün orada yaşayan bölge insanı ne kaybetmiştir? Kazanç ise ortadadır. Bugün Ayder, bugün Uzungöl bir turizm sahası ise, bunda SİT alanı olmasının etkisi oldukça fazladır.
  3. Sanıldığının aksine bölge SİT alanı olduğunda hiçbir mülkiyete zarar gelmeyecek, değer kaybetmeyecektir. Aksine, enerji yatırımları ile 25 kuruşa satın alınan araziler bölge turizm merkezi olduğunda katlanarak değerlenecektir. İkizdere’de yaşamlarını sürdüren vatandaşlarımız kardeşlerimiz asla haklarını yitirmeyeceklerdir.
  4. Bölgemizin SİT alanı ilan edilmesi için sunduğumuz taslak haritada, tüm tapulu mallar çayırlar evler köy merkezleri 3. Derece SİT alanı olarak önerilmiştir. Bu netice ile bölgede yapılaşmanın duracağı, tek bir çivi bile çakılmayacağı ifadesi tamamen yanlıştır.
    Sadece yeni durumun ortaya çıkması ile bölge mimarisi ve doğal yapısı ile uyumlu yapılaşma süreci başlayacaktır.
  5. Bölgemiz, SİT alanı olur ise, bir marka değer olacak, yeni bir kimlik kazanacak ve yıllar öncesinden teyzelerimizin annelerimizin koruduğu ormanlar vadiler ağaçlar kanun kapsamı altında daha da güvende olacaktır, büyük ve acımasız yatırımlarla hançerlenemeyecektir.
  6. Anzer Bölgesi ve Ovit Bölgesi Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi ilan edilmiştir. Cimil Vadisinde Karadeniz’in en güzel otellerinden biri inşa edilmiştir. Bu kararın anlamlı kalabilmesi ve hayata geçirilebilmesi için, bölgenin vahşice planlanmış enerji yatırımlarından, maden yatırımlarından yalıtılması gerekmektedir.
  7. Bugün Ayder’de, Uzungöl’de yapılan yapılaşma hatalarını yapmadan daha özgün daha yöresiyle barışık evler ve tesisler kurarak bölgemizi turizm cenneti haline getirmek hiç de uzak bir hedef değildir.  Bölge mimarisi ile barışık bir yapılaşmaya SİT kararı karşı değildir.

İkizdere’nin SİT olması için bu kadar haklı gerekçemiz var iken, bölge SİT olmasın diyenlere soruyoruz?  Sizin söyleyebileceğiniz bir şey var mı?
İkizdere Derneği’nin oluşturduğu eserler, kültür evi çalışmaları, meslek yüksek okul çalışmaları, yaptığı kurultaylar, bilimsel çalışmalar, sosyal yardım projeleri, burslar, şenlikler, eğlenceler hepsi ama hepsi, İkizdere içindir.
Şimdi haklı olarak yine soruyoruz?
Siz ne yaptınız?
Gece gündüz bölge için çalışırken, hukuk mücadelesi, bürokrasi mücadelesi verirken, güçlü şirketlerin karşısında satılmadan dimdik duruyorken, siz ne yaptınız? İkizdere’ye ne kazandırdınız?
İkizdere Derneği, böyle bir güzelliğin yok olmasına heba edilmesine seyirci kalamaz, inanıyoruz ki, tüm İkizdereliler de bizimle birlikte, aynı düşünce ve hislere sahiptir.
25 kuruşa geleceğini satanların karşısındayız. 
Ağaçtaki yeşili sevmekten vazgeçip; başka yeşillere sevdalananların karşısındayız.
Tekrar belirtmek gerekir ise;
                HES projeleri ile yok paraya satın alınacak arazileriniz, SİT çerçevesinde korunacaktır. Mülkiyet hakkına asla bir zarar gelmeyecektir. Evleriniz, çayırlarınız ve tüm tapulu mallarınız, önerilen SİT Taslağında 3. Derece Sit alanı olarak belirlenmiştir.  Arazileriniz ancak bu şekilde değerli kalabilecektir.
                Doğal SİT Alanları’nın Koruma ve Kullanma Koşulları aşağıda belirtilmiştir.

Aşağıdaki belgeyi bizimle paylaşan Boysan Demirli’ye teşekkür ederiz.
İkizdere Derneği / Yönetim Kurulu


İlke Kararı- Karar No: 728 / Karar Tarihi: 19.06.2007

T. C.
KÜLTÜR  VE TURİZM BAKANLIĞI
KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA
YÜKSEK KURULU

Toplantı No. ve Tarihi              :           75   19.06.2007                                          Toplantı Yeri
Karar No. ve Tarihi                  :           728 19.06.2007                                                ANKARA
İLKE KARARI 
DOĞAL (TABİİ) SİTLER, KORUMA VEKULLANMA KOŞULLARI

Doğal (Tabii) Sitler, Koruma Ve Kullanma Koşullarına ilişkin 05.11.1999 tarih ve 659 sayılıve 14.11.2002 tarih ve 698 sayılı ilke kararlarının Koruma Yüksek kurulunda yeniden değerlendirilmesi sonucunda;
Doğal (Tabii) Sit: Jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır.
Bu alanlarda yapılacak tespit çalışmalarında, alanın özelliğine göre ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması esastır.
1- I. Derece Doğal (Tabii) Sit: Bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır.
Bu alanlarda, bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağına, ancak;
a) Kesin yapı yasağı olmakla birlikte, resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu olan alanlarda, teknik altyapıhizmetleri (kanalizasyon, açık otopark, telesiyej, teleferik, içme suyu, enerji nakil hattı, telefon hattı, doğalgaz hattı, GSM baz istasyonu ve benzeri) uygulamalarının koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabileceğine;
Bu alanlarda, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamaların, ekolojik dengeye etkisine ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görüşleri ile Üniversitelerin ilgili bölümlerince hazırlanan rapor doğrultusunda koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabileceğine,
b) 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı veya 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda hazırlanacak projesine göre ilgili koruma kurulundan izin almak koşulu ile halka açık rekreasyon amaçlı günübirlik tesisler (lokanta, büfe, kafeterya, soyunma kabinleri, wc, gezi yolu, açık otopark ve benzeri) ile alanın ve çevrenin özelliklerinden kaynaklanan faaliyetlerin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik yapıların (iskele, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi ve benzeri) yapılabileceğine,
c) Alanın doğal bitki dokusunu değiştirmeden Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak uygun görüş doğrultusunda koruma kurulunca ağaçlandırmaya izin verilebileceğine,
ç) Kar ve rüzgar devrikleri, doğal afetlerden etkilenmiş, hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçlar ile ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla Orman Genel Müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimine koruma kurulunca izin verilebileceğine,
d) Orman alanlarında yangın için gerekli koruma önlemlerinin ilgili kuruluşlarca alınmasına,
e) Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer , kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine,
f) Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin koruma kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine,
g) Bu  alanların  korunmasını  sağlamak  amacına yönelik,  her  türlü  bilgi verici uyarı levhalarının konulmasına, bu alanlardaki koruma önlemlerinin ilgili kuruluş ve yerel yönetimlerce alınmasına,
ğ) Mevcut tescilli ve tescilsiz yapıların bakım ve onarımlarının yürürlükteki ilke kararları doğrultusunda yapılabileceğine,
2- II. Derece Doğal (Tabii) Sit: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yanında kamu yararı göz önüne alınarak kullanıma açılabilecek alanlardır.
Bu alanlarda, turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceğine,
a) Kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşullarının ilgili kurumların görüşleri alınarak Koruma Kurullarınca belirlenmesine, bu belirlemede varsa çevre düzeni planı veya nazım plan kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin gözönünde tutulmasına, ancak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemeyeceğine,
b) Taş, toprak, kum alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi artığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine, ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine,
c) Doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin Koruma Kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine,
ç) Mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanı sıra, koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine,
3- III. Derece Doğal (Tabii) Sit: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yolunda, yörenin potansiyeli ve kullanım özelliği de göz önünde tutularak konut kullanımına da açılabilecek alanlardır.
a) Bu alanlarda, kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşullarının ilgili kurumların görüşleri alınarak koruma kurullarınca belirlenmesine, bu belirlemede varsa 1 /25.000 ölçekli çevre düzeni planı veya 1/5.000 ölçekli nazım planı kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin gözönünde   tutulmasına, ancak hazırlanacak
Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemeyeceğine,
b) Mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanısıra koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine,
c) Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak koruma kurulunca belirlenecek koşullar doğrultusunda kum, çakıl, taş, maden ve benzeri malzeme alınabileceğine, bu amaçla ocak açılabileceğine, toprak, curuf, çöp, sanayi artığı ve benzeri dökülmemesine,
Kurulumuzun 16.6.1997 gün ve 541 sayılı, 14.7.1998 gün ve 593 sayılı, 14.7.1998 gün ve 596 sayılı, 12.3.1999 gün ve 639 sayılı, 05.11.1999 gün ve 659 sayılı ve 14.11.2002 gün ve 698 sayılı ilke kararlarının iptal edilmesine, karar verildi.




 


İkizdere Derneği Resmi Web Sitesi / ikizderedernegi.org
  Duyurular

İkizdere Derneği İstanbul Şubesini Açtı

İkizdere Derneği'nde Yeni Yönetim Seçildi.

1/100.000'lik Çevre Düzeni Planı'na itiraz ettik.

Başkan Süleyman Durmuşoğlu'ndan ilk açıklama

Online Üyelik Formumuz Güncellenmiştir. Derneğimize internet üzerinden üye olmak için tıklayın.