Selin I ve Selin II İçin HES Bilirkişi İncelemesi Yapıldı
Rize'nin İkizdere Vadisi'nde inşaatı süren Selin 1-2 Hidroelektrik Santrali'nin (HES) projeye uygun olup olmadığının, bölgeye geri dönüşümsüz zararlar verip vermediğinin belirlenmesi için bilirkişi heyeti inceleme yaptı.
Rize İdare Mahkemesi tarafından yetkilendirilen Hakim İsmail Tazegül, Rize Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Davut Turan, Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Sanin ve Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Adil Binal'dan oluşan bilirkişi heyeti, İkizdere Vadisi'nde güvenlik güçlerince alınan önlemler sonrası incelemede bulundu. İnceleme sırasında HES sahasına gelen bazı vatandaşlar, açtıkları pankartlarla inşaatların iptalini istedi.
Konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapan avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu, çevresel etkilerinin çok fazla olduğu gerekçesiyle inşaat için yürütmeyi durdurma davası açtıklarını belirterek, ''HES sahasının 500 metre yukarısında Türkiye'nin en önemli termal oteli var. Termal otelin 2 kilometre yukarısında su depolama alanı var. Burada yapılan patlamalarla yer altı suları ve kaplıcalar yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmakta. Çevreye verilen geri dönüşümsüz zararlardan endişeleniyoruz. Türkiye'nin en önemli hazinesi termal tesis, kaderi ile baş başa. İptal kararının çıkacağına inanıyoruz'' dedi.

Okumuşoğlu, bilirkişi heyetinin düzenleyeceği rapora göre yürütmenin iptal edilip edilmeyeceğine karar verileceğini söyledi.
İkizdere Vadisi Cimil Deresi üzerinde bir firma tarafından yaptırılan Selin 1-2 HES ve Regülatörünün, ÇED raporuna uygun yapılmadığı ve çevreye geri dönüşümsüz zarar verdiği iddiasıyla avukat Yakup Şekip Okumuşoğlu, 4 dernek ve 37 köy sakini adına geçen yıl mayıs ayında yürütmenin durdurulması için Rize İdare Mahkemesi'nde dava açmış, 3 Kasım 2009 tarihinde mahkeme ''yürütmeyi durdurma'' kararı vermişti.
Kaynak: haber53.com
İkizdere Vadisi susuzluğa mahkum edilmek isteniyor. Cevizlik HES'in üretime geçmesiyle beraber dere yataklarını tamamen kurumaya mahkum edildi. Öyle ki balık geçişi için bırakılan sahada bile tek damla su yok. Değil balık geçisi su sızıntısının dahi olmadığı İkizdere Vadisi'nde doğa çaresizliğe yok oluşa terk edilmek isteniyor.
Aylardır yıllardır dile getirdiğimiz aman dediğimiz herşey üzülerek söylüyoruz ki, bir bir gerçekleşmeye başladı. Bölgege ÇED raporuna uymak amacıyla uydurma bir şekilde ifade edilen 2800 litrelik debi bugün dere yatağında değil tüneller içinde akıyor.


Türkiye Su Meclisi ve İkizdere Derneği bu yanlışa dur demek için artık alenen gün yüzüne çıkan bu rezaletin ve vahşetin önüne geçmek için tüm hukuki süreçlere müdahil olmaya devam edecektir.
Sadece İkizdere'de değil bugün tüm Karadeniz ve Anadolu'da yaşanan bu vahşeti görmek için adeta bir enerji bakanı gibi konuşan ve davranan Çevre Bakanı'nı bundan önce yaptığı gibi tekrar İkizdere'ye bekliyoruz. Suyu çalmıyoruz su yok olmuyor diyen bakanımız bakalım bu sefer ne diyecek merakla bekliyoruz.
Bu yaşanan vahşettir. Korsanlıktır. Hırsızlıktır. 2800 litrelik debiyi bile az buluyorken bugün 150 litrelik debilere muhtaç olacağımızı görüyor olmak bizleri üzmekte, tedirgin etmektedir. Devletin bu bölgeye olan yaklaşımı derhal değiştirilmeli ve bölge ekonomiye turizm ile katkı vermelidir.
Fotoğralar: Osman Çoşkun
|