İkizdere yapılması planlanan 28 adet hidroelektrik HES projelerinin derneğimizin girişimleri sonucu Trabzon Doğal Varlıkları Koruma Kurulu tarafından özgür bir irade ile İkizdere’mizi sit alanı ilan edilmesiyle bu HES belasından İkizdere’mizi kurtaracağımızı düşünmeye başlamıştık. Ancak sermaye güçleri ve yandaşları iktidarı yanına alarak konuyu meclise taşıyarak 110 yıllık Cumhuriyet tarihine sahip Doğal Varlıkları Koruma Kurulunu ortadan kaldırmak için düğmeye basmış bulunmaktadırlar . Acımasız doğa katliamcıları ve enerji adı altında İkizdere’mizi sadece suyu ile değil bir bütün olarak ele geçirebilmenin kavgasını biz İkizderelilere karşı yürütmektedirler. Ancak şunu bilsinler ki İkizdere’nin ilk sahipleri dedelerimizdir son sahipleri de torunlarımız olacaktır.

Sayın Başbakanımızdan dileğimiz bu sermayecilere (HES yapımcılarına) dur demesidir. Rize tüm ilçeleri ile beraber Sayın Başbakana nasıl destek verdiyse ahde vefa  adına sayın başbakanında Rize’ye borcunu ödemesini istiyoruz. İkizdere’nin menfaatleri kesinlikle turizm de yatmaktadır.Bunu yüzlerce kez kendilerine ve bakanlıklara gerektiği şekilde ilettik.Basın yayın yoluyla, bilim dünyasıyla sivil toplum kuruluşlarıyla yüzlerce kez haykırdık.Bizim sesimizi duymak istemeyenler İkizdere’nin ve Rize’nin vahşi tabiatında boğulacaklardır.Rize İkizdere halkı her ne pahasına olursa olsun canını ortaya koyarak İkizdere de HES yapımını engelleyecek ve İkizdere’yi nadide bir turizm cenneti yapacaktır.Rize ve İkizderelilerin dışında çeşitli üniversitelerimiz ,çeşitli sivil toplum kuruluşları ve çeşitli bilim adamları yüzlerce defa HES projelerinin İkizdere vadisine büyük zararlar verdiğini ve vereceğini yine basın yayın ve televizyon kanalıyla tüm Türkiye’ye duyurdular.Sağır sultanın bile duyduğu ve anladığı bir konuyu her nedense acımasız sermaye sahipleri ve sayın başbakanımız duymamakta, görmemektedir.

Ve hatta Çevre ve Orman Bakanının HES ‘lere karşı olanları, turizme evet diyenleri menfaat çıkarcılık peşinde koşmakla suçlamıştır. Ve yine HES lerin yapılmasını isteyen çok az bir azınlığı vatansever ancak HES’ lere karşı çıkıp turizme evet diyenleri vatan hainliği ile suçlamıştır.Biz buradan dernek olarak ve İkizdereliler olarak Sayın Başbakanı göreve çağırıyoruz.Çevre ve Orman Bakanını bizlerden özür dilemesini talep ediyoruz.Aksi takdirde söylemiş olduğu menfaat ve çıkarcılığı ve vatan hainliğini Çevre ve Orman Bakanı Veysel EROĞLU ’na iade ediyoruz.
         
         Sayın Başbakanımızın Rize ve İkizdere’miz üzerinde oynanan oyunları daha iyi görmesini ve bir Rizeli olarak Rizelilerin yanında olmasını talep ediyoruz. Bu kadar bilirkişilerin ve bilim kurumlarının yaptığı bilimsel çalışmaları  göz ardı edebilmek hangi vicdanla ölçülebilir. Yoksa Çevre ve Orman Bakanının bölgemizde yapılmakta olan ve yapılması istenen HEs lerle organik bir bağımı bulunmaktadır.Bölgemizde elde edilmek istenen enerjinin Türkiye enerjisine % kaç olduğunu bizler biliyoruz ancak bizleri dikkate almayanlardan öğrenmek istiyoruz.

Ülkemizde kaçak enerji kullanımının 1980 öncesi Türkiye genelinde  %3-7 oranında olduğu ancak 1980 sonrası ve özellikler de son 8 yıllık süreçte Doğu ve Güneydoğu illerimizde bulunan% 70 lere ulaşmaktadır .Ülkemizin kaçak elektrik kullanımının sadece %5 i koruma altına alınsa İkizdere’miz gibi 10 vadimizi daha kurtarmış oluruz. Bu enerji kayıplarının  üzerine gitmeyen enerji Bakanını ve Çevre ve Orman Bakanının HES’ler konusunda ısrarcı tutumlarında dolayı kınıyoruz. Yoksa İkizdere’mizde enerji dışında başka senaryolarda var mı ? Çünkü İkizdere’mizden elde edilecek enerji miktarının Türkiye enerjisinin binde üç ile beş arası katkı sunacağı bilinmektedir. Halbuki Bandırmada yapılmış olan ve Başbakanımızın açmış olduğu doğalgaz  dönüşümlü enerji santrali 900 megavattır.Yani İkizderedeki tamamlanması düşünülen 28 hidroelektrik santralinin tam 10 katıdır.100 megavat elektrik için doğa harikası İkizderemizi yok etmek isteyenlerin ısrarı ne olabilir. Biz  İkizdereliler üç beş tane sermaye sahiplerinin bölgemiz üzerinde rant sağlamalarını istemiyoruz. İkizderemizin toplumsal menfaatleri ve toplumsal kalkınması için iktidar tarafından turizm teşviklerinin yapılandırılmasını istiyoruz. Dünyanın en iyi ve en önemli 200 vadisinden biri seçilen İkizdere vadisi tüm doğal güzellikleriyle turizm alanı olması ve turizm tesisleriyle donatılmasını fazlasıyla hak etmektedir. Biz İkizdereliler hakkımızı istiyoruz ve hakkımızı da alacağız. Unutulmasın ki yanlış hesap Bağdat tan döner , ve evdeki hesap çarşıya uymaz ve her yüksek dağın üstünden bir yol geçer.

HES yapımcıları ve arkasındaki güçler kendilerini aşılmaz bir güç olarak görüyorlarsa en büyük gücün insan topluluğu olduğunun bilinmesini istiyoruz. Eğer ki bu inatçı tutumlarını devam ettirecek olurlarsa İkizdere halkı İkizdere’dedir. Ve Türkiye’nin değişik vilayetlerinde yaşamaktadır. İkizdere’nin toplam nüfusu tabelada ki gibi 2400 değil 100.000’i aşmıştır.
     
         Halkımıza son derce güvenen ve her defasında halk ne derse o olur diyen Başbakanımız ve bir iktidarımız bulunmaktadır. Halk ne derse o olur sözüne bizlerde en az Başbakan kadar inanmaktayız.Buyursun gelsinler misafirperverliğimizi de yapacağız.İkizdere’miz de HES mi yoksa turizm mi diye bir referandum yapsınlar. Bu referandum sonucuna İkizdere halkı olarak bizde riayet edeceğiz. Sermaye sahipleri ve onun destekçisi Çevre ve Orman Bakanı Veysel EROĞLU ‘unda riayet etmesini talep ediyoruz. İsteklerimiz iktidar tarafından ve HES yapımcılar tarafından dikkate alınmazsa İkizdere halkı birlik beraberlik içerisinde kadınıyla,kızıyla,erkeğiyle,yaşlısı ve genciyle bir bütünlük içerisinde HES lere dur demesini biliyor. Ve HESlerin yapılmasına engel olacaktır.

Su hayattır , tıpkı damarlarımızdaki kanımız kadar değerlidir. İnsan vücudunun %75 i sudan oluşmaktadır. Haftalarca yemek yemeden hayatta kalınabilse de susuz birkaç günden fazla hayatta kalınamaz. Su en yoksulundan en zenginine kadar ortak kullanım nesnesidir. Allahın biz İkizderelilere bahşetmiş olduğu bu tabiat harikası doğanın tek besin kaynağı sudur. Bu suyun   ne şekilde değerlendirileceğini devlet ve iktidar kadar da orada yaşayan halkın kararıyla olur. Bizim sularımız asla ve asla tekelci zihniyetin eline bırakılmayacaktır. İkizdere’mizin sit alanı ilan edilmesi ile birlikte sit alanı dışında kalan köylerimizde bulunmaktadır ( komes (şimşirli) ). Köyümüzde sit alanı olabilmek için dernek olarak toplanmışlar ve tüm Şimşirli köylüleri kararıyla sit alanı müracaatı yapacaklardır.

Artık anlaşılsın ki İkizdere HES’ lerin doğaya vereceği zararın bilincine ulaşmıştır. Ya İkizdere halkını yok sayacaklar ya da bu sevdadan vazgeçecekler. Eğer ki İkizdere’nin sit alanı ilan edilmesi meclis kararıyla değiştirilirse bizlerde yargıya başvuracağız. Ve sonuna kadar hukuksal haklarımızı aracağız. Hukuksal haklarımızı da  Allaha havale  ediyoruz . Ancak İkizdere’mizi onlara havale etmiyoruz. Çünkü İkizdere İkizderelilerindir. Nesillerimize de o şekilde bırakılacak.

 

                       Yönetim Kurulu Adına Başkan
                       Musa YILMAZ

 


İkizdere Derneği Resmi Web Sitesi / ikizderedernegi.org
  Duyurular

İkizdere Derneği İstanbul Şubesini Açtı

İkizdere Derneği'nde Yeni Yönetim Seçildi.

1/100.000'lik Çevre Düzeni Planı'na itiraz ettik.

Başkan Süleyman Durmuşoğlu'ndan ilk açıklama

Online Üyelik Formumuz Güncellenmiştir. Derneğimize internet üzerinden üye olmak için tıklayın.