Karanlık Tünellere Hayır.

 

           İkizdere Derneği, 3 yıldan bu yana kendi bölgesinde ki olumsuzları gidermek ve yapılan yanlışları düzeltmek adına birçok kez hukuk yoluna başvurmuş ve hakkını hiçbir siyasi zemine kaydırmadan korumaya çalışmıştır.
            Gelinen bu noktada, öncelikli olarak konu edindiğimiz HES projelerinde, kamu yararı ve ekolojik sistem adına çok sayıda iyileştirmeler ve düzeltmeler yapılmıştır. Ancak derneğimiz ve arkasındaki İkizdere Halkı havza planlaması yapılmadan ve bölgeye bütüncül bir şekilde bakmadan yapımı süren ve yapılması planlanan tüm HESlere karşıdır, karşı olacaktır. Bu noktadan hareketle, konunun en yetkili isimleriyle birebir görüşülerek bölgemizde ve Doğu Karadeniz’de yapılmak istenen ve havza planlaması gerçeğinden uzak olarak birbirinden bağımsız projelendirilmiş HES’lerin bölgemize kısa orta ve uzun vadede vereceği kalıcı zararlardan çok kereler bahsedilmiştir.
            Ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanması, dışa bağımlılığın azaltılması, ivedi bir şekilde çözülmesi gereken bir sorundur. Fakat bu sorunu çözmeye çalışırken, ileride daha büyük sorunlara yol açacak şekilde hareket ederek ülke milli gelirini heba etmenin de hiçbir mantıklı yanı olmadığını söylemekteyiz.
Dünyadaki gelişmiş ülkelerin yıllar öncesinde terk ettiği yöntemler ile enerji üretmeye çalışmak, bizim bu konuda maalesef ne kadar geri kaldığımızın bir başka göstergesidir. Denizler üzerinde rüzgar türbinlerinden, akıntı ve dalgayla enerji üretimine kadar çok sayıda değişik yöntemler ve ekolojik çözümler mevcutken, ülkemizin en bakir ve orman yoğunluğunun en çok olduğu bölgesinde böylesine acımasızca projeler geliştirmek ve uygulamaya çalışmak kamu yararı mıdır? Bugünü ve yarını kurtaracak projelerle geleceğe bakmalıyız. Bizler İkizdere vadisinde, sonu karanlığa giden, ölüme giden, yoksulluğa ve göçe giden, hastalığa ve yalnızlaşmışlığa giden su tünelleri istemiyoruz.
            Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanına sahip bireyler olarak, bu ülke vatandaşı olarak, bu vatanın toprağını da suyunu da çevresini de korumak ve peşkeş çektirmemek bizim asli görevimizdir.  Açılan tüneller neticesinde yer altı sularını içme sularını kaybeden onlarca köylümüz adına soruyoruz, bölgenin dar vadilerinden geçecek yüz binlerce voltluk enerji nakil hatlarının yol açacağı sağlık sorunları için çevre sorunları için ÇED raporları ne demektedir? Proje sahipleri ne yapmaktadır? Devlet bu konuda ne tür bir kontrol mekanizması işletmektedir? Ölecek balıklardan yok olacak arıcılıktan daha önemli bir gerçek olan insan sağlığını, bu projelerin tehdit edeceğini görmezden gelmek bu sorumluluktan kaçmak biz çözüm müdür? Son derece yüzeysel olarak olarak hazırlanan ÇED raporlarının proje sahaları için sahte yerleri dahi gösterdiği son bilirkişi raporunda ortaya çıkmıştır. Artık bu iş iyice laçkalaşmış ve seviyesiz bir hal almıştır. Devlet kontrolünü bu bölgede kaybetmiştir. Yapımı planlanan 20 HES projesinden 3-4 tanesi yapılırken dahi meydana gelen zarar ve can kayıpları ortadadır. Daha ilerisi için daha çok kaybetmeyeceğiz. Vadimizden doğamızdan ve canlarımızdan feda etmeyeceğiz.
            Bölgemiz, HES projeleri ile boğuşurken, devlet adeta vadimizi ve başbakanın memleketi olan Rize’yi cezalandırırcasına OVİT Tüneli projesini de görmezden gelmiş, Ulaştırma Bakanı son açıklamasında, Giresun geçidi için yeni bir güzergâh yapılacağını duyurmuştur. Doğu Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayacak ve büyük bir ticari hareketliliğe neden olacak böylesine önemli bir projenin yapılmak istenmemesini bölgemize yapılmış büyük bir yanlış olarak adlandırıyoruz. Üstelik tünel maliyetinin yarısının da bir iş adamımızca karşılanacağı sözü verilmiş olması rağmen.
            Bir yandan Turizm vadisi ilan edilip, öte yandan 20 HES ile alın başınızın çaresine bakın, ölen ölür kalanlar da göç eder, bu vadi HESlere kalır gibi düşünen akıl sahiplerine sesleniyoruz. Tünel hafriyatlarını dökmek için dolgu sahası diye dere yataklarını kullanan ve bunu da duble yol yapıyoruz, hizmet getiriyoruz diye adlandıran zihniyetlere sesleniyoruz. Biz ne bizleri çözümsüzlüğe ve yoksulluğa iten HES istiyoruz, ne de 3 ay da sökülüp parça parça kopan duble yollar. Biz, bizlerin yatırım yapabileceği ve tüm bölge insanının zenginleşeceği turizm sahaları için master planları istiyoruz. Devletin bize engel olmasını değil bize yatırım sahaları açmasını istiyoruz. Bölgenin enerji projeleriyle yok olmasını değil, çevreyi koruyan ve gözeten turizm projeleri ile kalkınmasını istiyoruz. Bunu yaparken de tek kuruş para dahi istemiyoruz.
Saygıyla
İkizdere Derneği Başkanı
Kadem Ekşi

 

 






 


İkizdere Derneği Resmi Web Sitesi / ikizderedernegi.org
  Duyurular

İkizdere Derneği'nce alınan bölgenin SİT olması yönündeki kararın örneği

Sit Nedir? Nasıl Uygulanır? İkizdere Derneği Görüşü

Dereköy Demirkapı HES Projesi Yürütmeyi Durdurma Kararı - Rize İdare Mahkemesi / okumak için tıklayın (.pdf)

Dereköy Demirkapı HES Projesi'nde Yürütmeyi Durdurma Kararı Çıktı.

25 Şubat'ta yapılacak "ÇED Halkı Bilgilendirme Toplantısı" 30 Mart'a ertelendi