Basın Açıklaması
Mayıs 2010
Doğu Karadeniz’de HES projeleri için mahkemelerce ardı ardına verilen iptal kararları ardından konuya el atan hükümet bölgede havza planlaması yapılması adı altında çalışmalara başladı. Pilot bölge olarak İkizdere ve Solaklı vadilerinde “havza planlaması” adı altında çalışma yapan 49 kişilik bir heyet ne sayın valimize ne belediye başkanlarına ne de kaymakamlara bu konu hakkında tek bir bilgi vermeden, çalışmalarını nisan ayında gizlilik içinde sürdürmüşlerdir.
Bu heyet içinde yer alan EPDK, DSİ, Enerji Bakanlığı, Çevre Bakanlığı çalışanlarına ve bu heyetin bölgede çalışma yapması yönünde talimat veren yetkililere sormak istiyoruz.
Mahkemelerce defalarca ve hep benzer gerekçelerle iptal edilen HES projeleri için en önemli eksik olan havza planlaması çalışması gibi önemli bir hususu neden devletin oraya atadığı kaymakama bile haber vermeden gerçekleştirmek istiyorsunuz? Bölgeyi en iyi bilen belediye başkanlarının STK’ların görüşlerini almaktan neden çekiniyorsunuz? Yoksa burada birkaç günlük çalışma ile, biz havza planını yaptık deyip mahkemelere sunmak mı istiyorsunuz?
Devletin bu işi daha fazla sulandırmadan akıl mantık bilim ve evrensel ilkeler ışığında çözmesini ve neticeye kavuşturmasını talep ediyoruz. Kurumlar arası mutabakatın bu kadar eksik ve yetersiz olduğu bir platformda sağlıklı bir çözümün gelmeyeceği muhakkaktır. Turizm bakanlığınca 13 Mart 2008 de ve bakanlar kurulu kararıyla turizm bölgesi ilan edilen alanlarda ve vadilerde ağır enerji yatırımlarına destek veren lisans veren bir başka ülke var mıdır? Varsa bilmek istiyoruz.
Bu kadar çok çelişkinin bir arada olduğu bir vadide, 27 Megavat kurulu güç ile lisans alan Başbuğ HES projesinin su kaynağı nerededir? Bunu merakla öğrenmek istiyoruz. Diktaş-Akua-Ilgar firmasına nasıl lisans verdiniz. Yöre halkının dahi anlayamadığı ve nereden geleceğini kestiremediği sanal su kaynaklarına lisans veren devlet yetkililerini ciddiyete davet ediyoruz.
Bir devlet düşünün ki dünyanın korunması gereken sayılı 200 vadisinden birine sahip olacak ve bu İkizdere vadisini değil korumak, üstüne üstlük bir de 21 adet HES yapacak. Gelecek kuşaklara nefes alacak alanlar bırakmak bu devletin görevi olduğu gibi, STK’ların ve vatandaşların da görevidir. Bu bilinçle hareket eden STK’ların görüşlerine yer vermeden bölgede yapılmak istenen havza planlaması çalışmalarını yeterli ve ciddi bulmuyoruz. Bu vadiyi hançerlemektir. Tam da bir dere soykırımıdır.
Kamu adına iş yapan, iş yapmakla mükellef olan devlet çalışanlarının halktan kaçarak, vatandaştan çekinerek yaptığı hiçbir çalışmayı onaylamıyor, samimi bulmuyoruz.
Bölgemizde dönen kirli dolapları merak ve ilgi ile takip ettiğimizi söyler, bölgenin hiçbir değerini kamu yararı olmadan birkaç enerji sirketinin sanko ,limak, zorlu vb. 49 yıllık hizmetine sunmaya müsaade etmeyeceğimizi şiddetle bildiririz.
Bölgesini, ülkesini ve geleceği düşünen bir STK olarak, tüm bu hususların kamuoyu ile paylaşırız.
Saygılarımızla
İkizdere Derneği Yönetim Kurulu
|